Bir Zamanlar Öğretmenler:

Bir zamanlar öğretmenlerimiz vardı, ailemiz bizi okula götürdüğü ilk gün öğretmenlerimize teslim ederdi ve derdiki eti senin kemiği benim. Ailemizden çok severdik öğretmenlerimizi, çünkü öğretmenimiz kulağımızı çekse ve biz bunu eve gelip öğretmenizi şikayet etsek bir okkalı dayak yerdik evde öğretmenimizi şikayet ettiğimiz için. Ozamanlarda öğretmenlik mesleği kutsaldı, bir bakan makamından bile daha değerliydi, çünkü öğretmenler geleceği yetiştiriyorlardı, bir evin kızını bir öğretmene istediklerinde evin başına talih kuşu kondu sayılırdı.

Bırakın öğretmene bir söz söylemeyi öğretmenimizi yüz metre uzaktan görsek hemen saygı duruşuna geçerdik, öğretmenimizin başımızı okşaması bizi dünyanın en mutlu çocuğu yapardı.

O dönemlerde öğretmenlerin ikinci bir iş yapmalarına gerek yoktu, öğretmenlerimizi pazarcı, işportacı yada bir başka iş yaparken göremezdik.

Ailemiz bizden daha çok değer verirdi öğretmenlerimize, şimdikilerin aileleri gibi aman çocuğum öğretmenin sana kızarsa yada kulağını çekerse yada döverse hemen gel söyle demezlerdi. öğretmenimiz kulağımızı çekse aferim haketmişsindir sen adam ol diye yaptı derlerdi. Sakın haa bir daha şikayet etme seni gebertirim derlerdi, o dönemlerdeki öğretmenlerimizde öğretmendi ama...

Öğretmenlerimiz bize saygıyı sevgiyi hayatı öğretirlerdi, biz bir otobüse bindiğimizde bırakın oturmayı koltuklara yan gözle bile bakamazdık.

Oysa şimdi öylemi, gencecik kişiler koltuklarda yaşlı, hamile ve çocuklu kadınlar ayakta seyahat ediyor, kimse kimseye yer vermiyor. Haaa birde otobüste kitap okuma palavrasına başını kitaba gömüp başucunda ayakta bekleyen 70 yaşındaki dedeyi göremez oldu gözlerimiz. Sözüm ona okuyoruz biz kültürlüyüz kitap okumak bizi kültürlü yapıyor ya...

Ama ben kızmıyorum o gençlere, çünkü o gençleri öyle biz yetiştirdik, öğretmenlerimizi çocuklarımıza köle yaptık, en ufak bir şeyde idarenin tepesine dikildik, senin öğretmenin kim oluyorda benim çocuğuma dokunuyor dedik.

Biz daha saygılı yetiştiriyorduk ya çocuklarımızı, bu yüzden büyüklerine saygı duymaz oldular, biz daha iyi yetiştiriyorduk ya çocuklarımızı bu yüzden bizim bir dediğimizi iki etmiyorlar.

Çocuğuna büyüklerine saygı duymayı öğrretmeyen bir kişinin otobüse bindiğinde başka bir çocuğun kendisine saygı duymasını beklemesin...

Ne zamanki çocuklarımıza öğretmenlerimize saygı duymayı öğretiriz ozaman toplumda karşılaştığımız her genç bize saygı gösterir.

Unutmayalım ki iyi bir nesli sadece öğretmenler yetiştirebilir.

Öğretmenlerimize hakettikleri değerin verilmesi umuduyla üzerimde emeği olan tüm öğretmelerimin önünde saygıyla eğiliyorum.

Maksut Coşkun Dokunulmaz